YİTİK EVİN VARİSLERİ
Vahan Totovents, 1889`da Mezre`de [Elazığ] doğdu. Ermeni taşra edebiyatının ustalarından Harputlu Hovhannes Tılgadintsi`nin ve yine taşra edebiyatı yazarlarından Siverekli Rupen Zartaryan`ın öğrencisi oldu. Onların yanı sıra, Ermeni edebiyatında yenilikçi okulu temsil eden Misak Medzarents`ten ve Bedros Turyan`dan etkilendi. ABD`de üniversite eğitimi aldıktan sonra Sovyet Ermenistanı`na yerleşti. Roman, öykü, şiir, oyun türlerinde pek çok eserler verdi. Ülkenin önde gelen yazarlarından ve fikir adamlarından biri olarak kabul gördü.
Yitik Evin Vârisleri `nde yazar, kültürel ve sosyal köklerinin uç verdiği, kişiliğini biçimlendiren çocukluğunu, ailesini, yakın çevresini anlatırken, Anadolu coğrafyasındaki günlük yaşantıyı ve Anadolu insanının ruh halini yeniden hatırlayarak, yaşadığı zamanı daha iyi anlamanın yollarını arıyor. Kitap, 20. yüzyıl başlarının tümüyle yok olmuş hayat biçimini kaydetmiş olması açısından tarihsel bir değer taşırken, aynı zamanda, insan hayatındaki kasvet ve güzelliği arayan samimi bir seyyahın yaptığı içsel ve coğrafi bir yolculuğu yansıtıyor.
Vahan Totovents, kendi çocukluğundan yola çıkarak Anadolu`nun bir dönemine tanıklık etmiş, yirminci yüzyılın eşiğinden geçerken doğup büyüdüğü Elazığ ve yöresinin doyumsuz bir panoramasını çizmiştir. Bu panoramada biz Harput`u toplumsal, ekonomik, siyasal (kısmen), kültürel, folklorik, kısaca tüm veçheleriyle öğreniyor, çok değil 5–10 yıl sonra yaşanacak olan 1915 trajedisinin yerle bir ettiği bu Ermeni yerleşmesindeki yaşamın çok renkliliğine tanık oluyoruz.
Yirminci yüzyılın başlarında Anadolu`da bir uygarlık adası gibi parıldayan Harput, hemen yakınında Mezre`nin -bugünkü Elazığ- gelişmesi ve asıl 1915`in etkisiyle kısa sürede tam bir hayalet kente dönüşmüş, bir daha eski günlerdeki canlılığına kavuşamamıştır. İşte Totovents, eseriyle Harput`a ve Harputlulara tanıklık ediyor, toplumsal belleğimize sesleniyor, bize bir şeyleri anımsatmaya, Harput`ta kaybolan kendi cennetini yeniden canlandırmaya çalışıyor.
Kitaptaki anılar,
"Yılbaşı gecesi, biz çocuklar Noel Baba’nın yeni yıl hediyelerini beklerken ölüm kapımızı çaldı, babamın elini tuttu. Dostça tokalaştılar. Evden kol kola çıktılar, bembeyaz karların üzerinde yürüyüp gözden kayboldular. Gittiler, bir daha da geri dönmediler..." bölümündeki kadar edebî bir üslûpla kaleme alınmış. Edebiyatçı olsun, şair olsun bir insan, kendisini acıya boğan bir olayı, babasının ölümünü, bundan daha güzel nasıl anlatabilir ki?..
Kitaba roman olma özelliği kazandıran
"Teyzemin kızı Rebeka, iri yapılı, sağlıklı, çalışkan, akıllı, şair ruhlu bir kızdı. Sırf kocaman mavi gözleri bile yıkılan gökyüzünü tastamam onarmaya yeterdi. O gök, henüz şafağını süren Rebeka`nın boy atmış beyaz zambaklarının üzerine yıkılıverdi. Rebeka`yı Arap çöllerine götürdüler... Onun güneşten alnına ve yanaklarına benler kazıdılar. Bütün bunları duyunca yüreğim dağlandı. Rebeka, senin korkunç alın yazın önünde eğiliyorum. Kardeşinin gözyaşlarını kabul et..." gibi bölümlerinde ise bütün çıplaklığıyla yaşanmış gerçek olaylar anlatılıyor.
``Yitik Evin Varisleri", çocukluktan ilk gençliğe oradan da yetişkinliğe kadar yazarın yaşamını ve ona bağlı olarak bereketli bir coğrafyanın artık tarih olmuş kesitini sunarken, Totovents’in kendisine "mavi gözlü oğlum" diye seslenen babasının mezarını ziyareti ile kuşaktan kuşağa miras olarak devrolan yaşama coşkusunu da olanca gerçekliği içinde gözler önüne seriyor: "Mezarın baş tarafına diktiğimiz dut ağacı ne kadar da büyümüş... Tatlı dut taneleri, özlerini, babamın kafatasından ve beyninden alıyorlar. Dallanıp budaklanmış o yemyeşil dut ağacı benim babam. Dut ağacının gölgesi beni kucaklıyor, babamın kolları beni sarıyor ve yukarı kaldırıyor. Rüzgâr şarkı söylüyor, dutun yapraklan hışırdıyor. Sonsuz şarkı, sonsuz hayat, sonsuz ölüm, sonsuz üzüntü ve sonsuz sevinç..."
Vahan Totovents, eserleriyle önemli Harputlu Ermeni yazarlar, Misak Medzarents, Hovhannes Tılgadintsi, Rupen Zartaryan, Karekin Beşgötüryan, Yervant Sırmakeşhanlıyan (Yeruhan), Rupen Vorperyan, Adom Yarcanyan (Siyamanto), Hampartsum Gelenyan (Güvercinim Harput’ta Kaldı’nın yazarı Hamasdeğ), Penyamin Nurigyan, Vahe Hayg gibi isimlerin arasında dikkat çeken isimlerin başında geliyor
VAHAN TOTOVENTS KİMDİR ?
1889`da Elazığ Mezre`de doğdu. 1897-1907 yılları arasında Mezre`de, 1887`de Ermeni taşra edebiyatının ustalarından Harputlu Hovhannes Tılgadintsi`nin (1860-1915) kurmuş olduğu Getronagan okulunda okudu. Tılgadintsi`nin ve yine taşra edebiyatı yazarlarından Siverekli Rupen Zartaryan`ın (1874-1915) öğrencisi oldu.
Ardosri Galyagner [Gözyaşı Taneleri] adlı şiiri İzmir`de Arevelyan Mamul [Doğu Matbuatı] gazetesinde 1907`de yayımlandı. İlk iki kitabı Averag [Yıkıntı] ve Sırink [Kaval] İstanbul`da 1908 -1909 yıllarında basıldı. 1909 yılında Paris`e, ve oradan da New York`a gitti. 1912 yılında Wisconsin Üniversitesi`ne kabul edildi. Edebiyat, tarih ve felsefe eğitimi aldı. İngilizce ve Fransızca öğrendi. 1915 yılında Kafkasya`ya gitti. Tiflis`te Hayasdan [Ermenistan] gazetesini yönetti. 1922`de Sovyet Ermenistanı`na yerleşti. Aylık mizah dergisi Şeşd`i [Vurgu] yönetti. 1923-1926 yılları arası Erivan Üniversitesi`nde İngiliz dili ve dünya edebiyatı dersleri verdi. Bu yıllarda roman, öykü, şiir, deneme, oyun türlerinde eserler verdi. Nor Püzantiyon [Yeni Bizans, 1925] adlı oyunu Sovyetler Birliği büyük ödülünü kazandı, Paris dahil pek çok yerde sahnelendi. 1934 yılında I. Sovyetler Birliği Yazarlar Konferansı`na katıldı. Stalin kovuşturmaları sırasında tutuklandı (1936-37), bir süre hapishanede kaldı, daha sonra kendisinden haber alınamadı. Bu arada, son çalışması olan bin sayfalık tarihi romanının elyazmaları ve devlet basımevine teslim etmiş olduğu Dzirani Dzarı [Kayısı Ağacı] öykü derlemesi de basılmadan kayboldu.