BİLİMİ İÇ EDEN BOĞAZİÇİ



Boğaziçi Üniversitesi'nde, rektör Prof. Melih Bulu'ya yönelik protestolar devam ediyor.
Ülkemizin en saygın ve üniversitesi sınavında ilk 1000’e girenlerin kayıt yapabildiği bu üniversitemiz, bu saygınlığı ve bilimsel alanda öne çıkan buluşları yerine, terör örgütlerinin yönlendirmeleri ile yasadışı eylemlerin merkezi konumuna düşmüş durumda.
Boğaziçi’nde bu eylemler olurken dikkatlerden kaçan en önemli bir gerçek ise Türkiye'de üniversiteler ve bilimsel yayınların hızlı artışına rağmen, bunların kalitesinin ve bilim camiasındaki karşılıklarının olmaması.
Daha da ötesi, dünyada en çok sahte akademik dergi çıkarılan ülkeler arasında Hindistan ve Nijerya ile birlikte Türkiye de var.
Türkiye'de şu anda 206 üniversite bulunuyor. Verilere göre 2017’de Türkiye dünya bilimsel yayın sayısı sıralamasında 19'uncu sırada. Ancak bu sıralamanı niceliğine karşın nitelik olarak Türkiye’den çıkan yayınlara yapılan ve yayının kalitesini gösteren uluslararası atıf sayısı ve her şeyden önemlisi bilimsel buluş ve teknolojik yenilik anlamında bırakın dünyada, ülkemizde bile ses getirecek bir çalışma ne yazık ki yok.
Ülkemizin en zeki öğrencilerinin gittiği Boğaziçi Üniversitesi ise son yıllarda bilimsellikte neredeyse dibe vurmuş durumda.
Bu başarısızlık ve bunun getirdiği gerginlik rektör atamasının bahane edilerek eylemlerle dışa vurulmuş oldu.
Eylemler, üniversiteden sokaklara sıçrarken; eylemlerden, 2013 yılında ağaçları bahane ederek ortalığı savaş alanına çeviren Gezi Parkı olaylarını anımsatan görüntüler gelmeye başladı.
Ortalığı savaş alanına çevirme uğraşında olan eylemcilere polis müdahale ederken; Gezi Parkı olaylarında 24 saat canlı yayında halkı galeyana getiren ve CHP'ye yakınlığı ile bilinen Halk TV, bu olaylarda da provokasyon peşinde.
Halk TV Ana Haber'de İrfan Değirmenci, Boğaziçi provokatörlerini polislerin dağıtma çabalarını gösterirken yalan yanlış bilgilerle izleyicileri provoke etmeye devam ediyor.
Polisi sivilleri hedef alıyormuş gibi gösteren İrfan Değirmenci, "800 binden fazla insan başımızı eğmeyeceğiz aşağıya bakmayacağız dedi tweet paylaştı. Tweet atmakla olmuyor. Orada sadece 3 milletvekili var desteğe gitmiş anladığım kadarıyla. Hani diyorlar diğerleri nerede?” diyerek de resmen sokakları karıştırmaya yönelik tahrik edici cümleler kurdu.
Bununla birlikte İngiliz basını, Boğaziçi Üniversitesi Rektörlüğü görevine Melih Bulu'nun atanması bahanesiyle başlayan protestoları desteklemeye devam ediyor.
Guardian gazetesi, "Türkiye'de gösterilerin gün geçtikçe büyüdüğünü" belirterek, olayların yayılmasına yönelik üstü kapalı destek verdi.
Gezi kalkışması benzeri ayaklanmanın hayalini dile getiren gazetenin haberinde, "2013 Gezi Parkı hareketinden bu yana Türkiye'deki en büyük sivil ayaklanma gösterilerinde protestocularla polis arasında çıkan çatışmalarda bu hafta İstanbul'da en az 250, Ankara'da 69 kişi gözaltına alındı." denildi.
Tüm bu olaylar, birileri için cumhur ittifakının aslında ne kadar tehlikeli ve asıl amaca ulaşmanın önündeki en büyük engel olarak görüldüğünün da bir resmi konumunda.
Hem Erdoğan hem de Bahçeli’nin duruşu, İyi Parti’nin yarım ağız da olsa devletin yanında durması da gösteriyor ki, mesele nasıl dün ağaç değil se bugün de rektör değil. Mesele Türkiye’yi Sokak çatışmaları ile zayıf düşürmek.
Rektör Bulu’yu, “ülkedeki gerginliği azaltmak için tarihi bir görevde bulun ve istifa et” diye akıllarınca tavsiyede bulunanların amacı daha tehlikeli.
 Bulu’nun istifası demek, bundan sonra yapılacak her atamanın tartışılması ve hatta istifaya zorlanmasının kapılarının açılması demek. 
Bulu’nun istifası demek, devlet otoritesinin yok olması ve devlete güvenin bitmesi demek.
Bulunun istifası demek, terör örgütlerine pabuç bırakma ve onları meşrulaştırmak demek.
Rektörümüz Prof. Bulu’dur ve Boğaziçi bizim vergilerimizle eğitim hocaların bulunduğu devletin üniversitesidir.
Eğer bugün meydanlarda, Kabe resmine hakaret eden LBGT’li gençler ve onlara destek veren azgın azınlık güruhuna karşı, milli ve manevi hassasiyeti olan gençler ve çevrele yoksa biliniz ki bu durum, ülkeyi daha çok germemek adına bir olgunluk ve duyarlılık göstergesidir. Ve gün gelir de ayniyle mukabele mecburiyetinde kalınırsa, bilinilmelidir ki bu çevreler halkımız bu öğrenci olmadığı halde olayları provake eden satılmışları tükürüğüyle bir saatte boğar. Ve bu güruh anında kuyruklarını sıkıştırarak kendilerine destek veren küresel ağabeylerinin çiftliklerine çekilirler.

serkangurturk@hotmail.com

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
15Tem

Destanın 5. Yılı

08Tem

Turizme Profesyonel Bakmak

01Tem

Güven Siyaseti

24Haz

Yüz Ağartan Hizmetler

17Haz

Halktan Uzağa Düşmek