Çivisi Çıkmış Şehir...

'Önce yıkım, sonra prosedür' denerek ihalesiz ve birilerine peşkeş çekilen yıkımlar, olay açığa çıkınca yıkımın kaçak olduğunu dile getirip ilgililer hakkında yasal işlem başlatıldı açıklaması, yolu olmayan kanyonlara yol yapmak yerine basında yer alan traktörlerle taşınan turist kafilesi görüntüsünün Elazığ sınırları içinde olmadığı açıklamasına, fotoğrafı çeken köylünün 'burası Baskil' açıklaması sonrası traktörcüye kesilen ceza ve tutanağa yazılan Baskil adresi ile Valilik açıklamasının ikinci kez yalanlanması…tüm bunlar bir hafta içinde Elazığ'da yaşandı.

PAYLAŞ
TAKİP ET Google News ile Takip Et
Çivisi Çıkmış Şehir...
“Önce yıkım, sonra prosedür” denerek ihalesiz ve birilerine peşkeş çekilen yıkımlar, olay açığa çıkınca yıkımın kaçak olduğunu dile getirip ilgililer hakkında yasal işlem başlatıldı açıklaması, yolu olmayan kanyonlara yol yapmak yerine basında yer alan traktörlerle taşınan turist kafilesi görüntüsünün Elazığ sınırları içinde olmadığı açıklamasına, fotoğrafı çeken köylünün “burası Baskil” açıklaması sonrası traktörcüye kesilen ceza ve tutanağa yazılan Baskil adresi ile Valilik açıklamasının ikinci kez yalanlanması…tüm bunlar bir hafta içinde Elazığ’da yaşandı.

Elazığ, son bir haftayı kaçak yıkım ve kanyonlara traktörlerle gitmek zorunda kalan turist kafilesinin görüntüleri ve bu konu hakkında yapılan resmi açıklama ile kamuoyundaki yansımalarını konuştu.

ORTADA İHALE YOK
Harput Yetiştirme Yurdu binasının kaçak yıkıldığı iddiasını gündeme getiren diğer yıkım firmalarının emniyet yetkililerine müracaatları sonuç getirdi.
Kaçak yıkım yapılıyor ihbarını değerlendiren emniyet yetkilileri olay yerine giderek yıkım yapan firmadan yıkım ile ilgili resmi ihale belgeleri ve yıkım izin yazısını talep ettiler. Yıkım firması böyle bir resmi belge gösteremediği için yıkım çalışmaları durduruldu ve emniyet binayı 24 saat koruma altına aldı.

İLGİSİZ ŞAHISLARA VERİLİYOR
Yıkımın bu sektörde iştigal etmeyen ilgisiz şahıslara veriliyor iddiasını soruşturan emniyet yetkilileri, söz konusu binanın yıkımının herhangi bir ihale yapılmadan, yapıldığını tespit ederek kamu malını yağmalama ve kaçırma suçuyla savcılığa suç duyurusunda bulundular.

VALİLİK KAÇAK YIKIM OLDUĞUNU AÇIKLADI
Konu ile ilgili yerel, ulusal ve siyasi parti temsilcilerinin açıklamaları sonucu günler sonra Valilik de bir açıklama yaparak yıkımın kaçak yapıldığını ve ilgililer hakkında yasal işlem başlatıldığını itiraf etti.
 

İŞTE ELAZIĞ VALİLİĞİNİN AÇIKLAMASI
“Son günlerde yerel basında çıkan haberler ve sosyal medya üzerinden yapılan paylaşımlarda, ağır hasar tespiti yapılan ve riskli yapı grubunda yer alan kamu binalarının kayıt dışı şekilde yıkıldığına yönelik haberler yer almaktadır.
24 Ocak 2020 Depremi sonrasında, yıkım ve enkaz kaldırma çalışmaları Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından başlatılmış ve daha sonraki süreçte Bakanlığın ilgili uygun görüşü ve Valiliğimizin kararı ile yıkım süreci Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü koordinesinde Elazığ Belediyesi ve İl Özel idaresi tarafından yürütülmüştür.
Bu süreç içerisinde il genelinde ağır hasar tespiti yapılan betonarme, yığma ve kerpiç binalar; yerel yönetimlerimizce yapıların durumuna göre 2886 sayılı D.İ.K ve 4734 Kamu İhale Kanunu çerçevesinde ihale edilmek suretiyle gerçekleştirilmekte ve sonuçları düzenli olarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı AFAD ile paylaşılmaktadır.
Söz konusu binalarda, kanunsuz şekilde hurda sökümü ve yıkım işlemleri; İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi'nde oluşturulan ekipler tarafından periyodik olarak denetlenmekte ve kaçak yıkım yapanlar hakkında da gerekli yasal işlemler yürütülmektedir.”
 

AÇIKLAMA İLE UYGULAMA FARKLI
Valiliğin bugüne kadar yapılan yıkımların ihale edildiği yönündeki açıklamasına rağmen Harput Yetiştirme Yurdu örneğinde olduğu gibi birçok binanın  yıkım işinin ihale edilmeden ilgisiz şahıslara verildiği ve buna tüm şehir yöneticilerinin seyirci kaldığı kamuoyunda da bilinen bir gerçek.
Hatırlı olduğu, nufuz sahibi olduğu sanılan şahıslara verilen yıkım işleriyle önemli rant yanında, kamunun ciddi anlamda zarara uğratıldığını belirten vatandaşlar, yetkililerin her şeyi yasal olarak ve şeffaf yapmak yerine bu tür baskı, tehdit ve şantajlara boyun eğerek keyfi yıkım ihalelerine neden kapı açtıklarına anlam veremediklerini belirtiyorlar.
 

KANYONLAR NEREDE TARTIŞMASI
İlimiz gündemini işgal eden bir ikinci konu da yine Elazığ Valiliğinin ikinci açıklamasıyla ortaya çıktı.
Geçtiğimiz hafta Baskil’de bulunan Saplıkaya ve Karaleylek kanyonlarını görmeye gelen tabiat tutkunlara turist kafilesinin yol olmadığı için traktör römorkuyla bu alaya ulaşma gayretlerinin resimleri sosyal medya ve basın-yayın organlarında gündem olmuştu.
Vatandaşların kanyonlara giden yolun neden yapılmadığı konusundaki paylaşımlarına cevap veremeyen Elazığ Valiliği ilginç bir açıklama yaparak söz konusu resimlerin ilimiz sınırları içerisinde değil Malatya Arguvan ilçesi sınırlarında olduğunu açıkladı.
 

İŞTE VALİLİĞİN KANYON AÇIKLAMASI
Elazığ Valiliği, Baskil ilçesinde yer alan Saklıkapı Kanyonu ve Karaleylek Kanyonu’na vatandaşların traktörler ile gitmesi sonrası basında çıkan haberlerle ilgili açıklama yaptı. Valilik’ten yapılan açıklamada, bu kadar kanyonlara ulaşımla ilgili hiçbir çalışma yapılmadığı yönünde çıkan haberlerin gerçeği yansıtmadığı belirtilirken; Saklıkapı Kanyonu ve Karaleylek Kanyonu’nun Malatya ili sınırları içerisinde yer aldığı açıkladı. Elazığ Valiliğinden yapılan açıklama şu şekilde: 
“Yapılan araştırmalar sonucunda haberde yer alan mevkinin ilimiz sınırları içerisinde olmayıp, Malatya ili Arguvan ilçesine bağlı Deregezen ve Çiflikköy mevkii olduğu tespit edilmiştir. Elazığ’dan Saklıkapı Kanyonu ve Karaleylek Kanyonuna ulaşım Elazığ-Baskil Karayolu güzergahında sağlanmaktadır. Baskil ilçesinden sonra Hüyük Köyü ve Kumlutarla köyü güzergahından devam edilerek Hüyük Köy’de konuşlanan iskeleden tekne vasıtasıyla Karaleylek Kanyonuna ulaşılır. Saklıkapı Kanyon çıkışına ulaşım sağlamak için kanyon yürüyüşü yapılabilir. Kanyonlara ulaşım Fırat Nehri üzerinden teknelerle sağlanmaktadır.”
 

KÖYLÜ VALİLİĞİ YALANLADI
Valiliğin bu açıklamasını,  olayı bizzat yaşayan, gelen kafileyi Baskil’de karşılayıp kanyonlara götüren ve bir noktada yol bittiği için traktör çağıran Vehbi Genç yalanladı. Bu alanın Baskil Akuşağı Köyü’nün Aşağıgeçit Mezrası olduğunu, resimleri bizzat kendisinin çektiğini ifade eden Genç,  Valilik açıklamasının düzeltilmesini talep etti.
 

ELAZIĞ VALİLİĞİNİ JANDARMA DA YALANLADI
Traktörlerle kanyona gitme görüntülerinin yaşadığı alanın Malatya sınırları içinde olduğunu açıklayan Elazığ Valiliğine bir yalanlama da traktörle kanyona turist taşıyan traktör şoförüne ceza makbuzu düzenleyen jandarmadan geldi.
Kanyonları görmek için Baskil’e gelen kafileyi kanyonlara taşıyan Mustafa Genç’e “taşıma sınırı üzerinde yolcu taşımak” suçu ile ceza yazıldı.
Ceza makbuzunda “TESPİT EDİLEN KURAL İHLALİNİN YERİ” sütunun karşısına “Akuşağı Köyü Saplıkaya mevki” ifadesinin yazılmasıyla Valiliğin bu olayın ilimiz sınırlarında olmadığı görüş ve tezi, fotoğrafı çeken Vehbi Genç’in ifadelerinden sonra bir kez de jandarma tarafından çürütülmüş oldu.
 

ŞEHRİN ÇİVİSİ ÇIKMIŞ
Şehrin her alanda gelişmesi ve kalkınması için çalışması, proje ve hizmet üretmesi gereken kurum ve bunların yöneticilerinin, adlarının hizmet ve projelerle anılması yerine usulsüzlükler ve yanlış açıklamalarla gündem gelmesi “şehrin çivisi çıkmış” yorumlarını gündeme getirdi.
 

KARA BULUTLAR DAĞILMALI
İhaleleri yasa ve mevzuatlara uygun yapmayan, bu gerçek ortaya çıkınca da panikleyip kafaları karıştıran ve yeni soruları davet eden bilgiler veren, kanyonlara giden yolu yapmadığı halde vatandaşın gelen misafirlere yardım etmek ve bu güzelliği gösterme gayretini müeyyide uygulayarak cezalandıran bir anlayışın şehrin en büyük problemi olduğunu ifade eden vatandaşlar şehrimiz semalarındaki bu kara bulutların bir an önce dağılması gerektiğini belirtiyorlar.

DEVLET CİDDİYETİ VE ADALETİ
Kamu görevlilerinin bulundukları görev gereği devletin ciddiyeti yanında adaleti ve şeffaflığını da koruması gerektiğine dikkat çeken vatandaşlar, Elazığ’ın bugüne kadar böyle bir keşmekeş ve bulanıklık yaşamadığını belirterek, yapılan uygulamaların devlet adamlığı vasfıyla da bağdaşmadığını belirtiyorlar.
Tarihin her döneminde kamu görevlilerinin zaaflarını suiistimal ederek şahsi çıkar elde etmek isteyenlerin olabileceğini belirten vatandaşlar, ciddi devlet adamı ve yöneticinin bu tür tehdit, şantaj ve baskılara boyun eğmemesi gerektiği, bu konuda ısrar edilmesi ve dayatma yapılması halinde hem ifşa hem de emniyet güçlerine ihbar edilmesinin en doğru yol olduğunu ifade ediyorlar.
 

HABERİ PAYLAŞ:
BUNLARA DA BAKIN