Uluslar arası uyuşturucu kullanımı ve kaçakçılık ile mücadele günü - Galip Önlü

Uluslar arası uyuşturucu kullanımı ve kaçakçılık ile mücadele günü



Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, 1987 yılında, uyuşturucu kullanılmayan sağlıklı bir toplum hedefine ulaşmak, uyuşturucu ile mücadele konusunda uluslararası alanda eylem ve işbirliğini güçlendirmek amacıyla 26 Haziran tarihini “Uluslararası Uyuşturucu Kullanımı ve Kaçakçılık ile Mücadele Günü’’ olarak kabul etmiştir.
Bu amaca göre farkındalık oluşturmak ve toplum bilincini artırmak amacıyla dünyada olduğu gibi ülkemizde de 26 Haziran’da bu amaca yönelik çeşitli etkinlikler yapılmaktadır. Yapılan etkinliklerde, sağlıklı yaşam davranışları ve uyuşturucu kullanımından korunmanın önemi vurgulanmakta ve uyuşturucu kullanımın zararlarına dikkat çekilmektedir.
Uyuşturucu kullanımı, toplumların hem bugününü hem de geleceğini tehdit eden maddi ve manevi pek çok kayba sebep olan tehlikeli bir unsurdur. Uyuşturucu kullanımına bağlı zararlar, sadece kullanıcılar ile sınırlı değildir..
Aile içi şiddet, istismar, maddi sorunlar, aile huzurunun bozulması, bireyin çevresiyle beraber suça yönelmesi tartışmalara veya boşanmalara sebep olduğundan ailenin dağılmasına sebep olmaktadır. Ayrıca bağımlılıklar bireylerin suça yönelmesine sebep olmakta toplumsal huzur ve düzenin bozulmasına, çevre kirliliğine ve yüksek ekonomik kayıplara yol açmaktadır.
Literatüre baktığımızda “sahte iyi oluş hali’’ olarak da adlandırılan madde kullanımı ve bağımlılığı bireysel ve toplumsal düzeyde birçok soruna neden olan ve psikolojik, biyolojik, sosyokültürel sebepler de bu duruma yardımcı olmaktadır.
Kalıtsal özellikler, travmatik bir duruma maruz kalmak, aile kaynaklı problemler, yaşadığı sorunlarla baş edememe becerisi, yanlış rol model alma, özenti gibi yan etkenler de durumu daha kötü hale getirmektedir.
Ülkemize baktığımızda, Türkiye’de nüfusa göre yaşam boyu madde kullanım yaygınlığının, Avrupa’nın 10’da 1’i oranında olduğu belirlendi. 
“Avrupa Uyuşturucu Raporu 2020’’ nın verilerine göre (EMCDDA9) üyesi 30 ülke içinde milyonda ölüm oranı açısından Türkiye 18. Sırada… Avrupa ülkelerinde en az bir kez esrar kullananların oranı yüzde 27,2, Türkiye’de yüzde 2,7 olduğu belirlenirken, Avrupa’da kokain kullanımı yüzde 5,4, Türkiye’de yüzde 0,2... Ectasy kullanımı Avrupa’da 4,1 iken Türkiye’de yüzde 0,4 oranında olduğu bildirildi.
Elbette ki ülkenin bu husustaki kötü tablosunu ortaya koymak yerine bu kötü tablonun önüne geçilmesi için çalışmaların fazlalaştırması asli nedendir. Keza şunu da iyi görüyoruz ki yapılan çalışmalarla yavaştan Türkiye’nin uyuşturucuyla mücadele konusundaki sert tavrı, tüm dünyaya örnek olmaya başlamıştır.. Yapılan çalışmalar elbette ki güzel ve faydalı lakin bu konu her yönden fazlasıyla önem taşıdığı için daha bir üzerine gidilmesinde fayda vardır.
Türkiye’de uyuşturucuyla mücadele çalışmaları Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay koordinasyonunda, Adalet, Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler, Çevre ve Şehircilik, Gençlik ve Spor, Hazine ve Maliye, İçişleri, Milli Eğitim, Sağlık, Tarım ve Orman,Ticaret, Ulaştırma ve Alt Yapı Bakanları ile Cumhurbaşkanlığı Sağlık Politikaları Kurulu Başkanvekilinin katılımıyla oluşan “Bağımlılık ile Mücadele Yüksek Kurulu’’ tarafından yürütülür.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 58. Maddesinin ikinci fıkrasında “Devlet, gençleri alkol düşkünlüğünden, uyuşturucu maddelerden, suçluluk, kumar ve benzeri kötü alışkanlıklardan korunması devletin görevleri arasında sayılmıştır.’’
Alınan tedbirlerde; bagaj, kargo, araç, konteynır, tren tarama sistemleri gibi teknik cihazların sayısı 2014 yılından itibaren yüzde 82 artırıldı. Gümrük kapıları “yüz kayıt sistemi’’ gibi yeni teknolojik donanımlarla güçlendirildi. 
155 polis imdat hattının yanı sıra “uyuma’’ gibi mobil uygulamalar, oluşturulan watsapp ihbar hatları için Türkiye genelinde narkotikler kuruldu.
2018-2019 (eğitim- öğretim) yılında 9 milyon 728 bin 981 öğrenci ve 2 milyon 524 bin 398 veliye, madde bağımlılığı modülü eğitimi verildi.
964 bin 399 kamu personeline bağımlılıkla mücadeleye yönelik hizmet içi eğitim verildi
Vatandaşlara danışmanlık ve destek alabileceği birimler oluşturuldu.
20 bin 204 aile hekimi ve 17 bin 197 aile sağlığı elemanına bağımlılık eğitimi verilerek sorumlu oldukları nüfusta uyuşturucu kullanan birey ya da ailesine erken tanı ve danışmanlık hizmeti sunulması sağlandı.
Elazığ’da 2021 Ocak ayında “En İyi Narkotik Polisi; Anne’’ kampanyası ile Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele ve KADES uygulaması kapsamında Sayın Vali Erkaya Yırık’ın eşi Ayşe Yırık “Bugün burada “En İyi Narkotik Polisi; anne’’ kampanyasını başlatarak uyuşturucu ile mücadelede bir adım daha atmak istiyoruz. Biz annelerimizden, çocuklarımızla iletişim halinde olarak bu mücadeleye en büyük görev anneye düşüyor’’ dedi.
İçişleri Bakanlığı lle Radyo Televizyon Gazetecileri Derneği ’nce yürütülen “En İyi Narkotik Polisi; Anne’’kampanyası uygulaması Elazığ’da tanıtılarak uyuşturucuyla mücadelede annelere düşen rolün anlatılarak farkındalık ve bilinçlendirme yapılması amaçlanmıştır.
Uyuşturucu ile mücadelenin bir diğer büyük sorunlarından olan bağımlılık konusuna Psikiyatri Uzmanı Dr. Güler Özkula şu şekilde değinmiştir.
“Bağımlılık bir kere geliştiğinde hem tedavisi güçtür hem de kişi bırakmış olsa dahi yineleme olasılığı oldukça yüksektir. Dolayısıyla en etkin yöntem bağımlılık oluşmadan önüne geçebilmektir. Bu aşamada toplumu uyuşturucu kullanımının yaygınlığı; bireysel, ailevi ve toplumsal zararları konusunda kişileri bilgilendirmek, uyuşturucu kullanımı ile savaşta etkili yöntemlerdendir.’’
Geç kalmadan tedavinin başlamasının önemi oldukça büyüktür.
Uyuşturucu kullanan bireyler, yakınları veya uyuşturucuyla mücadele konusunda bilgi veya destek olmak isteyenlere hizmet sunmak üzere 7124 çalışan psikolog, sosyal çalışmacı gibi uzmanların görev yaptığı ALO 191 Uyuşturucu ile Mücadele Danışma ve Destek Hattı 8 Temmuz 2015 yılında hizmete açılarak destek sağlanmaya başlandı.
Danışma hattını arayanların %62’si tedavi olma talebiyle aramakta ve 2019 yılında hattı arayanların %58’sini erkekler oluşturmaktadır.
Ayrıca bağımlılık tedavisi görmüş kişilere yönelik manevi destek programları Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından yürütülmektedir. 
Tüm benliğimizle, tüm çabalarımızla daha güzel bir toplum için “uyuşturucuya hayır’’ demeyi, uyuşturucu ve onun alt katmanlarıyla savaşmayı kutsal bir görev görüyorum.
 
 

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
16Oca

Kazakistan’da neler oluyor

10Oca

Don't Look Up

06Oca

Güçlü Türkiyemiz!!!

27Ara

Hazırlıklı Olunmalı…

16Ara

Güçlü Türkiye Hedefi