UZLAŞI SİYASETİ


 ‘’Bârika-i hakikat, müsâdeme-i efkârdan doğar’’ sözüne en çok muhatap olduğumuz günleri, yaşıyoruz. “Doğrular ve gerçekler, ancak fikirlerin çatışması ile ortaya çıkar” anlamına gelen sözün rehberliğine ciddi anlamda ihtiyaç duyuyoruz.

Çatışma, çekişme, zıtlaşma gibi kavramların en çok neşvü nema bulduğu alanlar şüphesiz ki siyaset meydanı olarak karşımıza çıkıyor.

Siyaset, halka hizmet etmenin aracısı ve tek vasıtası. Halkın içinden gelen ve halkın oylarıyla seçilen insanların kendilerini seçen insanlara hizmet etmesi döngüsünün adıdır siyaset.

Siyaseti politika ile de karıştırmamak lazım. Politika kelimesi, hizmetten çok ikiyüzlülüğü ve insanları uyutma ve avutma anlamı barındırıyor.

Son günlerde; darbe, siyasi partiler kanununda değişiklik, milletvekilleri transferi, memleket masası, bayram sofrası, erken seçim ve ittifaklar zemininde oluşan bir tartışma zemini var. Ulusal medyada bu merkezli yapılan birçok tartışmaya konuk olarak katılan ilimiz milletvekili Gürsel Erol, konu ile ilgili görüşlerini ifade ettikten sonra son cümleleri genelde uzlaşmadan ve ülkemiz için birlikte hareket etmekten yana olduğunu ifade ederek de farklı bir CHP’li profili ortaya koyuyor.

Şehrimizin sorunlarını meclise taşıma ve çözüm önerileri bulma konusunda yapıcı bir muhalefeti benimseyen CHP Milletvekilimiz söz konusu yerel konu olunca bu uzlaşı ve birlikte hareket etme konusunda farklı bir duruş sergilemesi kamuoyunda biraz şaşkınlıkla karşılandı.

Güzel olan, faydalı olan ve şehir insanının ihtiyacı olan hizmetlere verdiği desteklerle takdir toplayan Erol’un özellikle imar planı etrafındaki cümleleri ve buna karşın Başkan Şerifoğulları’nın cevapları gündem oldu.

Oysa yazının başına aldığımız meşhur söz de fikirlerin ve görüşlerin çatışmasını öne çıkarıyor. Fikirler, görüşler farklı olmalı. Yeni öneriler yeni ufukları, yeni ufuklar yeni güzellikleri getirir.

Fikirlerin değil de nefislerin ve şahısların çatıştığı ortamlarda ne bir güzellik ne de halka fayda sağlayacak proje ne de mutluluk ve huzur çıkar.

Elbette şehir için atılan önemli adımlarda herkes kendi doğrularını söylemeli ve bunu savunmalı. Elbette en güzeli ve doğruyu bulma adına fikri tartışmalar, istişareler ve beyin fırtınaları olmalı. Bunların hepsi sonuçta şehre hizmet olarak yansıyacak ve herkesin çorbada tuzu olacak bir sürecin merhaleleridir ve gereklidir.

Fikri ve teknik tartışmalardan olumlu çıkarımlar yapmak ve bunu hizmetlere yansıtmak en güzeli ve en doğrusu. Kaldı ki artık çatışma ve kısır tartışmalardan vatandaş da bıkmış durumda. Siyaset son yıllarda da sükûnet, teenni ve uzlaşı öne çıkaranlara gülüyor gibi. Sert sözlerin ve üslupların sahibi kişiler siyaset sahnesinin dışında kalıyor ve unutulmaya mahkûm oluyor.

Bu sebeple siyaseti sert zeminlerde değil uzlaşı zemininde yapmak herkese ve şehre kazandırır diye düşünüyorum.

serkangurturk@hotmail.com

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
15Tem

Destanın 5. Yılı

08Tem

Turizme Profesyonel Bakmak

01Tem

Güven Siyaseti

24Haz

Yüz Ağartan Hizmetler

17Haz

Halktan Uzağa Düşmek