Yıkımlar İçin Suç Duyurusu

Elazığ deprem araştırma raporu Tbmm'de görüşüldü. Hiç bir Ak Partili Milletvekilinin genel kurulda bulunmadığı görüşmelerde söz alan Chp Milletvekili Gürsel Erol, Ak Parti Milletvekilleri ve İl Başkanı Şerefattin Yıldırım'ın da rahatsızlık duyduğunu ifade ettikleri usulsüz yıkımlar konusunda suç duyurusunda bulundu.

PAYLAŞ
TAKİP ET Google News ile Takip Et
Yıkımlar İçin Suç Duyurusu
Elazığ deprem araştırma raporu Tbmm’de görüşüldü. Hiç bir Ak Partili Milletvekilinin genel kurulda bulunmadığı görüşmelerde söz alan Chp Milletvekili Gürsel Erol, Ak Parti Milletvekilleri ve İl Başkanı Şerefattin Yıldırım’ın da rahatsızlık duyduğunu ifade ettikleri usulsüz yıkımlar konusunda suç duyurusunda bulundu.

YIKIMLAR İÇİN SUÇ DUYURUSU

24 Ocak 2020 yılında yaşanan 6.8 depreminin ardından şehirde yaşanan sorunların yerinde tespiti, gözlemlenmesi ve olası diğer depremlerde alınması gereken önlemleri araştırmak için görevlendirilen komisyon raporu TBMM’de görüşüldü.

AK PARTİLİ VEKİLLER KATILMADI
İlimiz Ak Parti Milletvekillerinin katılmadığı Deprem Araştırma Komisyonu Raporu görüşmeleri esnasında söz alan CHP Elazığ Milletvekili Gürsel Erol, Elazığ’da depremden kaynaklı mağduriyetlerin halen devam ettiğini,  Deprem Komisyonu Raporunun Elazığ’ın gerçeklerini yansıtmadığını dile getirdi. 
Rapor üzerinde Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz alan Elazığ Milletvekili Erol, ‘’Deprem araştırma komisyonumuzun iki ile seyahati oldu; bunlardan birisi İstanbul, diğeri 24 Ocak 2020 yılında yaşanan deprem sonrası Elâzığ'a geldiler. Elâzığ'da, biz ilin milletvekili olarak ev sahipliği de yaptık, mahalleleri gezdik, deprem alanını gezdik, Valilikte verilen brifing toplantısına birlikte katıldık ama deprem araştırma komisyonunun raporu Meclis'te konuşulurken -burada salona bakıyorum, Genel Kurula- Elâzığ milletvekillerinden hiçbir arkadaşımızın burada olmaması da son derece üzüntü vericidir. Çünkü Cumhuriyet Halk Partisinin Komisyon üyeleri Elazığ ile ilgili sorunları gündeme getirdiği zaman ben Elazığ Milletvekillerinin de burada olmasını isterdim.” dedi.

“GÖNDERİLEN PARA YANLIŞ KULLANILDI”
24 Ocak gecesi ciddi bir deprem yaşandığını, 24 Ocak sonrası alınan tedbirler, yapılan yatırımlardaki hatalar, vatandaşların gayrimenkul haklarıyla ilgili hak gaspları; aslında Elazığ'da 24 Ocaktan sonra daha köklü bir deprem enkazı kaldığını ifade eden Erol, açıklamasında şu görüşlere yer verdi:
“Devlet Elazığ'a yardım etti mi, para gönderdi mi? Müthiş bir para gönderdi, müthiş bir kaynak geldi, hiç inkar etmek mümkün değil ama gelen para inanılmaz derecede yanlış kullanıldı. Elazığ'da depremden kaynaklı şu anda telafisi mümkün olmayan sorunlarla karşı karşıyayız.”

“DEPREM  KOMİSYONU ŞEHRİ UMUTLANDIRDI” 
Deprem Komisyonunun Elazığ’a geldiğinde şehir olarak umutlandıklarını ifade eden CHP Milletvekili Erol konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Neye umutlandık? Dedik ki: Komisyon geldi, yasalardan kaynaklı sıkıntılardan oluşan sorunların çözümüyle ilgili yeni alternatifler yaratılabilir mi, mülkiyet sahiplerinin haklarıyla ilgili, mülkiyet haklarıyla ilgili yeni düzenlemeler yapılabilir mi? Maalesef, Deprem Komisyonu bir protokol gezisi gibi geldi ve gitti’’

MAĞDURİYETLER HALEN DEVAM EDİYOR 
TBMM Deprem Araştırma Komisyonu Başkanı Ak Parti Sakarya Milletvekili Recep Uncuoğlu’na seslenen Milletvekili Erol, şunları söyledi:
“Sayın Başkanım, sizinle birlikteydik, Valiliğin önündeki vatandaşların talebini size ilettiler, hepsi isyanda. Ayrıca deprem bölgelerindeki konutları gezdik, konutlardaki hak sahiplerinin hepsi isyanda. Devlet, tamam, para gönderdi ama paralar doğru kullanılmadı. 3 artı 1 konutlar, 2 artı 1 konutlar yapıldı. Peki, bir talep alındı mı vatandaştan? Alınmadı. Kim yaptı? "Biz bunu uygun gördük, yaşayacaksınız." Yani yapılan konut alanları yaşam alanları olarak planlanmadı, yapılan konutlar yalnızca barınma alanı olarak kullanıldı ve düşünüldü. "Ben sana ev yapıyorum, git, yaşa." dendi.  Deprem konutlarında kuralar çekildi, vatandaş evlerine taşındı kısmen, halâ 2 artı 1, 3 artı 1 deprem konutlarına taşınan vatandaşların ne ödeyeceği belli değil. Deprem konutlarının fiyatı daha belli değil; yirmi yıl ödeme, vade belli ama ne kadar para ödeyecekleri belli değil. Halâ köylerde yapılan evlerin maliyetinin ne olduğu belli değil. Halâ Elâzığ'da yıkılmayan binalar var, halâ yapılmayan binalar var, halâ mağduriyetler devam ediyor’’ 
 

EROL: “SUÇ DUYURUSUNDA BULUNUYORUM” 
Elazığ Deprem Araştırma Komisyonu raporunun TBMM’de görüşüldüğü toplantıya Elazığ Milletvekillerinin katılmamasını büyük bir vurdumduymazlık olarak değerlendiren  Erol, “keşke burada Ak  Partili Milletvekilleri olsaydı. Sayın Grup Başkan Vekili, size de sesleniyorum; Sayın Komisyon Başkanı, size de sesleniyorum. Bir iddiayı, AK Partili Milletvekillerinin ve AK Parti Elazığ İl Başkanının iddiasını Meclis kürsüsünden gündeme getiriyorum ve suç duyurusunda bulunuyorum. Hem Meclis Başkanlığına suç duyurusunda bulunuyorum hem Türkiye Cumhuriyeti'nin savcılarına suç duyurusunda bulunuyorum. Yıkım ihaleleriyle ilgili Elazığ AK Parti Milletvekillerinden Metin Bulut'un ve Zülfü Demirbağ'ın açıklamaları var usulsüzlükler yapıldığına dair, İl Başkanının açıklamaları var usulsüzlükler yapıldığına dair; hem yazılı basında hem görsel basında var. Bununla ilgili işlem yapılmalı, eğer bir yerde bir usulsüzlük varsa, depremden kaynaklı, vatandaşlar malının mülkünün, evinin yeniden nasıl alınacağını, verileceğini düşünürken, çaresizlik ve umutsuzluğu düşünürken oradaki o evlerin yıkımında bile bir usulsüzlük varsa gerisini siz düşünün ve şu anda ElAzığ'da depremzedeler arasında inanılmaz bir umutsuzluk var. 
 

“RAPOR GERÇEKLERİ YANSITMIYOR”
Raporda halkın sorunlara ve yaşanan problemlere yer verilmediğini ifade eden Erol, konuşmasını şöyle sürdürdü: 
“Komisyon, raporuna ne yazdı bilmiyorum ama benim arkadaşlarımdan aldığım bilgiye göre gerçekleri yansıtmayan, Elâzığ'da vatandaşın depremden kaynaklı yaşadığı mağduriyetlerin giderilmesine yönelik gerçekleri yansıtmayan, yalnızca kendilerine göre yazılan bir rapor var ama Elâzığ'da gerçekler o değil. Fakir fukara çaresiz, evini kaybeden, evi yıkılan insanlar çaresiz, mağdur oldular, hâlen neye ne kadar fiyat ödeyeceklerini bilmiyorlar. Bakın, sayın Milletvekilleri, iki yıl önce deprem oldu. İki yıl önceki inşaat maliyetleri ile bugünkü inşaat maliyetleri aynı değil. Deprem olduğu andaki demirin tonu 4 bin lirayken şu anda 8 bin lira. Deprem olduğu zaman bir evin maliyeti 250 bin liraysa şimdi 400 bin lira. Bürokrasinin zaman kaybından dolayı inşaat maliyetlerindeki fark kimin sırtına yüklendi? Vatandaşın sırtına yüklendi ve vatandaş aldığı evden de mutlu değil; ne 2 artı 1'den ne 3 artı 1'den ne de köy evlerinden de mutlu değil. 
 

“SAĞLAM EVLER DE YIKILIYOR”
Depremden kaynaklı riskli bölge ilan edilen alanlarda sağlam ve yeni evlerin de yıkıldığını belirten Erol, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Sizin eviniz yeni bir evse de teknik olarak yıkılması mümkün değilse de sağlam bir evse de ama proje bütünlüğü açısından yıkılma kararı verilmişse sizin eviniz yıkılıyor ve siz evinizi deprem konutlarına kullanılan krediden kullanarak yapamıyorsunuz ve siz evinizi krediyle almışsanız yeni ev de yapıldığı için bir eve iki kredi öder hâldesiniz yani bir eviniz olacak; bir, yıkılan ev için ödediğiniz krediniz var bir de yeni yapılan ev için kredi borcunuz. Elazığ'da mağduriyetler devam ederken Deprem Komisyonunun bu raporunun Elazığ'ın gerçeklerini yansıtmadığını ifade ederek hepinize sevgi ve saygılar sunuyorum”
 

HABERİ PAYLAŞ:
BUNLARA DA BAKIN