AKIL BAŞKASINA AİT OLUNCA…


“Başkasının ipiyle kuyuya inmek” yada “ Kılavuzu karga Olanın…” deyimleri acı da olsa kullanmak aslında tam zamanıdır.

Şimdi haklı olarak diyeceksiniz durup dururken bu da nerden çıktı.

 Ve söylemekte de haklısınız.

Ancak ne yazıktır ki, yaşadığımız bölge yada coğrafyada yirmi birinci yüzyılın bu ilk çeyreğinde öyle ilginç olaylar yaşanıyor ve şahit oluyoruz ki, bu deyimi kullanmaktan gerçekten insan kendini alıkoyamıyor.

Fakat tüm samimiyetimle itiraf etmeliyim ki bu deyimi kullanırken bölge ve  coğrafyada yaşayan tüm bölge ve coğrafya halkları adına bir bölge ve coğrafya ve de her şeyden önce bir  Müslüman olarak çok ama çok büyük bir üzüntü duyuyorum.

Ama bunu da peşin olarak hemen söylemeliyim ki bu uyarı ve ikazları görmezden gelirsek eğer, her defasında bu yanlışların yapılması kaçınılmaz olur. Yani, ”aynı delikten iki kez ısırılmak” gibi. Bu aynı zamanda bir Müslümanın temel düsturudur. Aksi durumda kayıplar daim olur. Tıpkı günümüzde kuzey IRAK ve diğer İslam beldelerinde yaşanan trajedik olaylar gibi. Çünkü bir başkasının aklıyla hareket eden her kim ya da devlet yada millet olursa olsun hep kayıp etmeye mahkûm ve sonu hep hüsrandır.

Liderler yada siyasetçiler halkların kaderiyle ilgili doğrudan karar yada kararlar alırken veya tercihler yaparken önce kendi özgül ağırlığını şöyle bir gözden geçirmesi ve sonra daha da önemlisi üzerinde yaşadığı coğrafyanın değerlerini, birlikte yaşadığı toplumun, cemiyetin hassasiyetlerini azami ölçüde dikkatte alınması birinci öncellik olmalıdır. Yoksa coğrafyada yaşamakta olduğumuz tüm bu olumsuz gelişmelerden kurtulma şansımız mümkün olmayacak /olamayacaktır. Zira tarih bize bunu defa hatla göstermiştir, yaşatmıştır. Yani, bir başkasının aklıyla hareket etmek demek başta kendine, birlikte olduğu/yaşadığı cemiyet ya da topluma güvenmemek, inandığı değerlere inanmamak demektir. Bu da zavallılık ve acınma demektir.

Bunun içindir ki İster fert ister cemiyet ya da toplum bazında olsun birilerin yada başkasının aklıyla dünyalık her bir eylem yada fiilin amacına varması, ulaşması hiçbir yerde ve zamanda vaki olduğu görülmemiş, tecrübe edilmemiştir.

Bütün olan biten bize şunu gösteriyor;  bir lider ya da kişi ister kendisi ile ilgili olsun isterse birlikte yaşadığı bir cemiyetle alakalı olsun alınacak her bir karar yada yapacağı bir tercihin mutlak surette orijinal yani kendine ait yerli yada milli olması birinci öncellik olmalıdır.

Aksi hal ipin ucu hep başkasının elinde olur ki, bunu sonu ya da akıbeti bildiğimiz gibi hiç hayra alametle sonuçlanmaz. Ve sonuç; koca bir hayal kırıklığı ve koca bir Hüsran. Ve büyük bir TRAVMA!

Allah bu coğrafyada yaşayan tüm halklara basiret, feraset ve her şeyden önce “AKIL “ etmeyi ihsan etsin.

Ve coğrafyaya yabancı akıl sahiplerinden muhafaza etsin

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI